Bu benim son şiirim
Bunlar son birikintilerim
Konuştuğum deryam kurudu
Lal oldum iyiden iyiye
Öyle uzun olmuş ki konuşmayalı
Sesim bile yabancı şimdi
Bu benim son şiirim
Her biri bir kar tanesiydi onların
Etraflarındaki o kara duman onların kesik soluğuydu
Ucuz insanların ucuz çığlıklarıydı tüm bildikleri
Sandılar ki yok olur kalpleri
Sandılar ki unutulur sevdaları
Sandılar ki küllenir düşünceleri
Bilir misiniz insanlar böyledir çünkü
Sezilmek istemezler; yürekleri anlaşılsın
Acıları, hayal kırıklıkları ortaya çıksın istemezler
Anlaşılmamak ve bunun rahatlığıyla nefes almak kolaydır.
Çünkü doğru söyleyeni kalbi türkü yapanı sevmezler!
Duyuyor musun yüreğimdeki o kalakalmışlığı?
Şu an ne yapmak istiyorum biliyor musun?
Bağıra bağıra şiir okumak, şu an tek istediğim!
Neydi bizi bu hale getiren?
Neydi bunu yaptırabilen alçak güç?
Anlamıyorsunuz değil mi?
Ne söylesem boş, ne söylesem kuru lakırdı
Bir şairi yakamazsınız!
Bir sanatçı sizin ucuz kibritlerinizle ölmez!
Bir şair ancak şiirinin önünde can verir.
Bir sanatçı ancak sanatının önüne eğilir.
Ölüm dediğin kolay gelir sana belki ama
Kolay olan senin düşünceden yoksun zihninden çıkan
Gürültüden ibaret söylemindir.
Ölen yok! Yanan yüreklerimiz dışında kimseye diyecek kelime yumaklarımız da yok.
Bu yanan yürekleri yakan o ucuz kibrit değil
Bir karın yağarken getirdiği umutlu sıcaklığı bu
Ve onlar
O güzel insanlar bizimle
Yazın solan çiçek kışın eşsizce açıyor.
Sim döküyor geçtiği sokaklara…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder